Neden her şeye zam geliyor?


Bir market işletmecisi olarak söyleyebilirim ki 2021’in sonlarına doğru zamlar ülkesi olduk. Gıdaya, tütün ürünlerine, teknolojiye, enerjiye aklınıza gelebilecek her sektörden yüzlerce ürüne günlük olarak zam haberleri almaya başladık. Peki neden oldu bu zam dalgası gelin birlikte başlık başlık inceleyelim.

Neden her şeye zam geliyor?

Neden her şeye zam geliyor?

Giriş

Bir market işletmecisi olarak söyleyebilirim ki 2021’in sonlarına doğru zamlar ülkesi olduk. Gıdaya, tütün ürünlerine, teknolojiye, enerjiye aklınıza gelebilecek her sektörden yüzlerce ürüne günlük olarak zam haberleri almaya başladık. Peki neden oldu bu zam dalgası gelin birlikte başlık başlık inceleyelim.

1.Başlıca zam nedeni Türk lirasının fevkalade değer kaybetmesi

Türk lirasının değer kaybetme süreci 2009 Ocaktan başlayarak günümüze kadar ufak dalgalanmalar haricinde sürekli devam etti. 2008’in sonlarına doğru 1 Amerikan Doları 1.54 Türk lirası iken, 2009’un başlarında 1.67’ye yükselerek bugün 14’lere varan kurun başlangıcı oldu. Bir dolar bir Türk lirası karşısında 14 seviyesindeyken doğal olarak teknoloji de pahalı olacak. Sivil teknolojiyi ithal etmek zorundayız, dünya üzerinde istisnalar haricinde hiçbir devlet teknoloji ithal etmeden kendini devam ettiremiyor. Cep telefonları, mutfak robotları, arabalar, bilgisayarlar ve ekipmanları, inşaat ekipmanları, sağlık ekipmanları… Bunların tek birinde dünyanın en kalitelisi olabilirsiniz fakat hepsinde en kaliteli olmanız imkansız. Bu durum sadece teknolojiyi değil, örnek olarak gübreniz ithal dolayısıyla tarımı da etkileyecek.

Türk lirası neden değer kaybetti

Dış güçler, dış mihraklar, Avrupa’dan uzanan el gibi söylemlere kulak asmayın. Bugün güncel kur araştırmaları yaparsanız doların aslında tüm dünyada değer kaybederken son yıllarda kötü diplomatik ve ekonomik hamlelere sahip ülkelerde değer kazandığını görebilirsiniz. Hükümetimizin ekonomik olarak vasat politikalarına bakacak olursak son on yıldır daha güçlü yapılan özelleştirme politikaları örnek verilebilir. Eski bir şeker fabrikaları çalışanı olarak söylüyorum: Devletin elinde bulunan cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana açılmış 30 şeker fabrikasından 16’sı özelleştirme kapsamında satıldı. Bugün devletin elinde kalan 14 Şeker fabrikası piyasadan yaklaşık yüzde yirmi daha ucuza halka şeker arz ederken özel fabrikalar hiçbir şekilde uygun fiyata şeker arz edemiyor. Diplomatik olarak ise mülteci meselesi örnek verilebilir. Ülkemize alınan yaklaşık 6 milyon mülteci Türkiye’de işsizliği son derece tetikledi. Düşünün: birkaç yılda ülkenize bir ülke büyüklüğünde insan geliyor ve bunların büyük bir çoğunluğu genç. Bu insanlara istihdam sağlamazsanız devlete bağımlı halde sosyal yardımlara muhtaç olacak. Kendi genç nüfusunuzda bile işsizlik oranı çok yüksekken mültecilere istihdam sağlarsanız ülke gençleri ne yapacak? Velhasıl kelam iki durum da ülkemizin başına geldi. Bir evde çok kişi kaldıkları ve ülkelerinden buraya bolca parayla geldikleri için bir kısmı istihdamın bir parçası olarak kendi öz işsizliğimizi arttırdı, bir kısmı ise aldıkları sosyal yardımlarla birlikte devlet rezervlerimizi daralttı.

2. Akaryakıta gelen zamlar her sektöre etki ediyor

Ülkemizde ve dünyada lojistiğin yüzde doksan beş üstü fosil yakıtlar ile yani benzin, mazot, gaz ile sağlanır. Ülkenizde bu yakıtların pahalanması demek aklınıza gelebilecek her türlü ürüne zam demektir. Düşünün: Mersinde üretilen bir muz İstanbul’a gelene kadar yaklaşık 1000 km yapacak. Tırların, kamyonların neredeyse tamamı dizel yakıt kullanır, 2019’da 3.59 tl olan dizel fiyatı bugün 9,33 tl bandında. 2 yılda 2 kat tan fazla gelen yakıt zammının fiyatlara yansıması çok doğal. Zam yapılmadığı takdirde ülke içi lojistik bile imkansız hale geliyor.

3.Kara para

Kara para yasal olmayan, bir şekilde yasal hale getirilerek ülkelere giriş ve çıkışı sağlanan paradır. Bireysel veya ülkeler bazında nerden geldiği belli olmayan parayı yasal yapma yoludur. Ülkemizde resmi olarak onaylanmasa da çok fazla kara para giriş ve çıkışı olduğu aşikardır. Katar’ı yaklaşık 2 yıldır babamızın hayrı olduğu için koruduğumuzu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz demektir. Yüzlerce milyar dolarları bulan bu paraların ülkemizden suyunu çekmesiyle piyasa dengelerinin altüst olması şaşırılmayacak bir durumdur. Örnek olarak İsrail Devleti sandığınız gibi bir başarı hikayesine sahip değildir. Yaklaşık 50 yıldır dünyanın dört bir yanından Yahudi iş adamları tarafından kara para girişi yapılarak zengin edilmiştir.

4. Stokçuluk

Büyük şirketler, bazı esnaflar ve para babaları son yıllarda stok işlerini arttırmaya başladı. Piyasadan malı çekiyorlar, mal artık gerçekten arandığı ve zamlarla artık çok değer kazandığı dönemde piyasaya sürüyorlar. Örnek olarak bakliyatlar koşullar yaratıldığı müddetçe yıllarca depolarda muhafaza edilebilir. 1 milyon tl’lik nohutu olan birisi yalnızca 1 yıl stokçuluk yaptığı sürece gelecek sene malını 1.5 milyona satabiliyor. Aylık olarak bu yaklaşık 42 bin tl kaar a eşittir. Hanginiz çalışarak bu parayı kazanabilir? 3. Dünya ülkelerinde yaygın olan bu davranış maalesef 20-30 yıl sonra ülkemizde de patlak vermeye başladı.

5. Fırsatçılık ve sürü psikolojisi

Bu durum en iyi araba fiyatlarıyla açıklanabilir. Yıllar geçtikçe arabalar yaşlanıyor, teknik arızalar yaşıyor, parçaları eskiyor ve devri geçiyor fakat bizim ülkemizde değer kazanmaya devam ediyor. Nasıl oluyor bu iş? Türk lirasının değer kaybetmesiyle yani doların yükselmesiyle araç parçalarında ve sıfır araçlarda yükselen fiyatlar 2. El piyasalarını yükseltiyor buna hepimiz hemfikiriz fakat oldukça ciddi bir durum daha var ki bu da fırsatçılık ve sürü psikolojisi. Fırsatçılık nedir işte şu dur: sen aracından memnunsun, satmaya niyetin yok fakat belki sazanın biri düşer diye 300 bin eden araban için meşhur sitelere 400 binden ilan açıyorsun, bunu gören aynı model sahibi başka bir adam ‘’benim aracım ondan daha temiz, o ederse benimki 420 eder’’ diyor. Onun 420’den ilan açtığını gören başka birisi 450’den ilan açıyor. Bu şekilde bir fırsatçının attığı kartopu büyüyerek 300 binliralık araçları 500 vine yükselten bir çığa dönüştürüyor.

6. İnsanların umursamazlığı ya da korkması

Fransa’da sarı yelekliler akaryakıta gelen %3 zam için sokaklara döküldü ve günlerce hakkı için eylem yaptı. Hükümet en sonunda akaryakıt zammını geri almak zorunda kaldı. Bizim ülkemizde bir sabah uyanmışsın zam fakat insanlar tweet atmaktan öteye geçemiyor. Bu durum insanların umursamazlığından mı kaynaklanıyor yoksa tutuklanmaktan, fişlenmekten mi korkuyorlar bu ise merak konusu.